Sözleşmelerde Mücbir Sebep ve Aşırı İfa Güçlüğü
İçindekiler
- Borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle ifa imkânsız hâle gelirse borç sona ermekte ve karşılıklı edimler buna göre tasfiye edilmektedir.
- Sözleşme kurulduktan sonra öngörülemeyen olağanüstü bir durum ifayı aşırı derecede güçleştirirse borçlu, hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını isteyebilmektedir.
- Uyarlama mümkün değilse veya karşı taraftan beklenemeyecek nitelikteyse borçluya dönme, sürekli sözleşmelerde ise fesih hakkı tanınmaktadır.
- Sözleşmeye yazılan mücbir sebep hükmü; olayların tanımı, bildirim süresi ve sonuçları bakımından uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici olmaktadır.
1. Konunun Genel Çerçevesi
Sözleşmeler, kurulduğu andaki koşullar dikkate alınarak yapılmaktadır. Ancak doğal afet, salgın, savaş, ani kur hareketleri, ithalat yasağı veya resmi bir kararla faaliyetin durdurulması gibi olaylar, tarafların öngörmediği biçimde ifayı engelleyebilmekte ya da aşırı derecede zorlaştırabilmektedir.
Bu tür durumlarda üç temel soru gündeme gelmektedir: Borç tamamen ortadan kalkmış mıdır? Sözleşme yeni koşullara göre değiştirilebilir mi? Taraflardan biri sözleşmeden kurtulabilir mi? Bu soruların cevabı, olayın niteliğine, sözleşmede yer alan hükümlere ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine göre belirlenmektedir.
2. Hukuki Dayanak
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: TBK m.112 (borcun ifa edilmemesinin sonuçları), TBK m.136 (borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık), TBK m.137 (kısmi imkânsızlık), TBK m.138 (aşırı ifa güçlüğü)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: TMK m.2 (dürüstlük kuralı)
- Ticari uyuşmazlıklarda TTK m.5/A (dava şartı arabuluculuk)
3. Kanundaki Düzenleme
İfa İmkânsızlığı
TBK m.136 uyarınca borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona ermektedir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, imkânsızlık nedeniyle borcundan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekte ve henüz ifa edilmemiş karşı edimi isteme hakkını kaybetmektedir.
Borçlunun, ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmesi ve zararın artmasını önlemek için gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Aksi hâlde doğan zararlardan sorumlu tutulabilmektedir. İmkânsızlık kısmi ise TBK m.137 uygulanmaktadır.
Aşırı İfa Güçlüğü ve Uyarlama
TBK m.138 uyarınca sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olgular, borçludan ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirirse, borçlu hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilmektedir.
Bu hakkın kullanılabilmesi için borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması gerekmektedir. Uyarlama mümkün olmadığı takdirde borçlu sözleşmeden dönebilmekte; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak fesih hakkını kullanabilmektedir.
Sözleşmedeki Mücbir Sebep Hükmü
Kanun hükümleri, taraflarca düzenlenmemiş durumlarda uygulanmaktadır. Taraflar sözleşmede mücbir sebep sayılacak olayları, bildirim usulünü ve süresini, ifa yükümlülüğünün askıya alınacağı süreyi ve fesih koşullarını belirleyebilmektedir. Bu düzenlemeler, kanunun emredici hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olmadıkça geçerli kabul edilmektedir.
4. Uygulamada Süreç
- Olayın tespiti: İfayı etkileyen olayın ne zaman ortaya çıktığı, sözleşme tarihinde öngörülebilir olup olmadığı ve borçludan kaynaklanıp kaynaklanmadığı belgelerle tespit edilmektedir.
- Sözleşmenin incelenmesi: Mücbir sebep, fiyat ayarlaması veya fesih hükümleri olup olmadığı ve bildirim süreleri kontrol edilmektedir.
- Karşı tarafa bildirim: Durum, gerekçeleri ve belgeleriyle birlikte yazılı olarak, tercihen noter veya kayıtlı elektronik posta yoluyla karşı tarafa bildirilmektedir.
- Zararı azaltma önlemleri: Alternatif tedarik, kısmi ifa veya teslim tarihinin ertelenmesi gibi seçenekler değerlendirilmektedir.
- Müzakere: Taraflar fiyat, süre veya edim miktarı konusunda yeni bir mutabakata varabilmekte; bu mutabakat yazılı bir ek protokolle kayıt altına alınmaktadır.
- Arabuluculuk: Ticari bir uyuşmazlıkta konusu para olan alacak veya tazminat talebinin bulunması hâlinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.
- Dava: Uzlaşma sağlanamazsa uyarlama, dönme, fesih veya alacak talebiyle dava açılmaktadır.
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme veya Merci
Uyarlama, dönme ve fesih davaları ile bu sözleşmelerden doğan alacak davalarında, taraflar tacir değilse veya iş ticari işletmeleriyle ilgili değilse asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Her iki taraf tacir olup uyuşmazlık ticari işletmeleriyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi görevli olmaktadır. Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesi görevlidir.
Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Tacirler arasında geçerli bir yetki sözleşmesi veya tahkim şartı varsa uyuşmazlık o hükme göre çözülmektedir.
6. Süreler ve Dikkat Edilecek Hususlar
- İmkânsızlık ve ifa güçlüğü durumunun karşı tarafa gecikmeksizin bildirilmesi, sorumluluğun sınırlandırılması bakımından önemlidir.
- Sözleşmede bildirim için belirli bir süre öngörülmüşse bu sürenin kaçırılması, mücbir sebebe dayanma imkânını ortadan kaldırabilmektedir.
- Borçlunun temerrüde düştükten sonra ortaya çıkan olaylar, kural olarak borçluyu sorumluluktan kurtarmamaktadır.
- Sadece maliyetin artması veya ifanın zorlaşması, kendi başına uyarlama için yeterli sayılmamaktadır; artışın olağanüstü ve öngörülemez olması gerekmektedir.
- Uyarlama talebi, ifa öncesinde veya hakların saklı tutulduğu bir ifa ile birlikte ileri sürülmelidir.
- Uyuşmazlık sürecinde yapılan yazışmalar, ileride delil olarak kullanılacağından özenle saklanmalıdır.
7. Sonuç
Mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü, sözleşme ilişkisinde riskin taraflar arasında nasıl paylaşılacağını belirleyen kurumlardır. Sözleşme aşamasında açık ve dengeli bir mücbir sebep hükmü yazılması, olay gerçekleştiğinde ise durumun hızla belgelenip karşı tarafa bildirilmesi, olası uyuşmazlığın daha kısa sürede ve daha az maliyetle çözülmesine katkı sağlamaktadır.
Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.
8. Akademik Kaynaklar
Bu konuya ilişkin akademik çalışmalara aşağıdaki kaynaklar üzerinden ulaşabilirsiniz. Tez ve makalelerin içeriği bu sitede çoğaltılmamaktadır.
Aramada kullanılabilecek terim: Sözleşmelerde mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü
DergiPark'ta yayımlanan hakemli makalelere ücretsiz olarak erişilebilmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımamaktadır. Yeni yazılar LinkedIn sayfasında da paylaşılmaktadır.