Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve İzin Ücreti Alacağı
İçindekiler
- Deneme süresi dahil en az bir yıl çalışmış olan işçi yıllık ücretli izne hak kazanmaktadır.
- İzin süresi, işçinin kıdemine göre Kanun'da belirlenmiş olup bu süreler sözleşmeyle artırılabilmekte, ancak azaltılamamaktadır.
- Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilememekte; izin süresince işçiye ücreti peşin olarak ödenmektedir.
- İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmayan izin sürelerinin ücreti, son ücret üzerinden işçiye ödenmektedir.
1. Konunun Genel Çerçevesi
Yıllık ücretli izin, işçinin bir yıl boyunca çalışmasının ardından dinlenmesini ve yeniden çalışma gücü kazanmasını amaçlayan anayasal ve kanuni bir haktır. Bu hak, işçinin sağlığının korunmasıyla doğrudan bağlantılı olduğundan Kanun tarafından emredici kurallarla düzenlenmiştir.
Uygulamada yıllık izinlere ilişkin uyuşmazlıklar, çoğunlukla iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra ortaya çıkmaktadır. İşçi, çalıştığı süre boyunca kullanmadığı izinlerin ücretini talep etmekte; işveren ise izinlerin kullandırıldığını ileri sürmektedir. Bu nedenle izin kayıtlarının düzenli tutulması her iki taraf için de önem taşımaktadır.
2. Hukuki Dayanak
- 4857 sayılı İş Kanunu: İş K. m.53 (yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri), İş K. m.54 (izne hak kazanmada hesaplama), İş K. m.56 (iznin uygulanması), İş K. m.57 (izin ücreti), İş K. m.58 (izin süresinde çalışma yasağı), İş K. m.59 (sözleşmenin sona ermesi hâlinde izin ücreti), İş K. m.60 (yönetmelik)
- Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: 7036 s. K. m.3 (dava şartı olarak arabuluculuk)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: Anayasa m.50 (dinlenme hakkı)
3. Kanundaki Düzenleme
İzne Hak Kazanma ve Süreler
İş K. m.53 uyarınca işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de dahil olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilmektedir. İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara on dört günden, beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden, on beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altı günden az olamamaktadır. On sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek izin süresi ise yirmi günden az olamamaktadır.
Bu süreler asgari süreler olup iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilmektedir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilememektedir.
İznin Kullandırılması
İzin, kural olarak işveren tarafından bölünemeyecek şekilde ve sürekli olarak verilmektedir. İş K. m.56 uyarınca izin süreleri tarafların anlaşması ile bölümlerden biri on günden az olmamak üzere en fazla üçe bölünebilmektedir. İznin hangi tarihte kullanılacağı, işçinin talebi ve işin gerekleri dikkate alınarak işveren tarafından belirlenmektedir.
İzin Ücreti
İş K. m.57 uyarınca işveren, yıllık ücretli izin süresine ilişkin ücreti işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. İş K. m.58 uyarınca yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin bu süre içinde ücretli bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu süre için ödenen izin ücreti geri istenebilmektedir.
Sözleşmenin Sona Ermesi
İş K. m.59 uyarınca iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenmektedir. Bu alacağa ilişkin zamanaşımı, sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır.
4. Uygulamada Süreç
- Kıdemin hesaplanması: İşçinin işe giriş tarihi ve hizmet süresi esas alınarak her yıl için hak kazanılan izin süresi belirlenmektedir.
- İzin kayıtlarının tutulması: İşveren, işçilerin izin kullanımını gösteren izin kayıt belgesi veya defteri tutmaktadır.
- İzin talebi ve onay: İşçinin izin talebi yazılı olarak alınmakta ve onaylanan izin tarihleri kayıt altına alınmaktadır.
- Ücretin ödenmesi: İzin ücreti izin başlamadan önce ödenmektedir.
- Fesih hâlinde hesaplama: Sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan izin günleri tespit edilerek son ücret üzerinden izin ücreti hesaplanmaktadır.
- Arabuluculuk: Ödeme yapılmaması hâlinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmaktadır.
- Dava: Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamazsa alacak davası açılmaktadır.
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme veya Merci
Yıllık izin ücreti alacağına ilişkin davalar iş mahkemesinde görülmektedir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakmaktadır. Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir.
7036 s. K. m.3 uyarınca bu davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Yıllık izin kullandırılmadığına ilişkin şikâyetler bakımından ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurulabilmektedir.
6. Süreler ve Dikkat Edilecek Hususlar
- Yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir; imzalı izin belgeleri bu ispatın temel aracıdır.
- Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmamaktadır.
- İş sözleşmesi devam ederken kullanılmayan izinlerin ücrete çevrilerek ödenmesi kural olarak mümkün değildir.
- Yıllık izin ücreti alacağı için Kanun'da öngörülen zamanaşımı süresi, sözleşmenin sona ermesinden itibaren hesaplanmaktadır.
- Bordrolarda izin ücreti ödendiği görünse de izin fiilen kullandırılmamışsa uyuşmazlık konusu olabilmektedir.
7. Sonuç
Yıllık ücretli izin, işçinin vazgeçemeyeceği temel bir haktır. İzin sürelerinin Kanun'daki asgari sürelere uygun belirlenmesi, iznin kullandırıldığının yazılı belgelerle kayıt altına alınması ve sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan izinlerin ücretinin doğru hesaplanması, bu alandaki uyuşmazlıkların önlenmesinde belirleyici olmaktadır.
Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.
8. Akademik Kaynaklar
Bu konuya ilişkin akademik çalışmalara aşağıdaki kaynaklar üzerinden ulaşabilirsiniz. Tez ve makalelerin içeriği bu sitede çoğaltılmamaktadır.
Aramada kullanılabilecek terim: Yıllık ücretli izin hakkı ve izin ücreti alacağı
DergiPark'ta yayımlanan hakemli makalelere ücretsiz olarak erişilebilmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımamaktadır. Yeni yazılar LinkedIn sayfasında da paylaşılmaktadır.