WhatsApp ile İletişim
CANSIZHUKUK & DANIŞMANLIK
Anasayfa / İş Hukuku / Makale
İş Hukuku

İşe İade Davası: Şartlar, Süreler ve Görevli Mahkeme

Av. Orhan CANSIZEkim 2026Okuma süresi yaklaşık 5 dakika
İçindekiler
Kısaca
  • İşe iade davası, iş güvencesi kapsamındaki işçinin geçerli bir sebep olmadan yapılan feshe karşı başvurduğu yoldur.
  • Dava açılmadan önce fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması zorunludur.
  • Görevli mahkeme iş mahkemesidir; feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir.
  • İşe iade kararından sonra işçinin kanundaki süre içinde işverene başvurması gerekmektedir.

1. Konunun Genel Çerçevesi

İşe iade davası, belirsiz süreli iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçinin, feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini talep ettiği davadır. Bu kurum "iş güvencesi" olarak anılmakta ve işverenin fesih hakkını geçerli bir sebebe bağlamaktadır. Amaç, işçinin keyfi veya yeterli gerekçeden yoksun fesihlere karşı korunmasıdır.

İş güvencesi her işçi için geçerli değildir. Kanunda öngörülen işyeri büyüklüğü, kıdem ve sözleşme türü şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Şartlar oluşmamışsa işçi, işe iade yerine kıdem, ihbar veya kötüniyet tazminatı gibi diğer haklarını değerlendirebilmektedir.

2. Hukuki Dayanak

İşe iade davasının temel dayanakları şunlardır:

  • 4857 s. İK m.18-21: Feshin geçerli sebebe dayandırılması, fesih usulü, itiraz ve geçersiz sebeple feshin sonuçları.
  • 7036 s. Kanun m.3: İşe iade talebinde dava şartı arabuluculuk.
  • 7036 s. Kanun m.5-6: İş mahkemesinin görevi ve yetkisi.
  • 6325 s. HUAK m.18/A: Dava şartı arabuluculuğun genel usulü.

3. Kanundaki Düzenleme

İş Güvencesinin Şartları

İK m.18 uyarınca iş güvencesinden yararlanılabilmesi için işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması ve sözleşmenin belirsiz süreli olması gerekmektedir. İşverenin aynı iş kolunda birden fazla işyeri varsa işçi sayısı bu işyerlerinin toplamına göre belirlenmektedir. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile işçi alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işletme yöneticileri bu korumanın dışında bırakılmıştır.

Geçerli Sebep

Fesih, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmalıdır. Kanun, sendika üyeliği, şikâyet hakkının kullanılması, ırk, cinsiyet, hamilelik, din ve benzeri sebeplerin geçerli sebep oluşturmadığını açıkça belirtmektedir.

Fesih Usulü

İK m.19 uyarınca fesih bildiriminin yazılı yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin biçimde gösterilmesi gerekmektedir. İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle fesihte, işçiye yöneltilen iddialara karşı savunması alınmadan fesih yapılamamaktadır. Ancak işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı saklıdır.

Geçersiz Feshin Sonuçları

İK m.21 uyarınca mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işverenin işçiyi bir ay içinde işe başlatması gerekmektedir. Mahkeme, kararında işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarını ve boşta geçen süre ücretini de belirlemektedir. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenmiş kıdem ve ihbar tazminatı gibi ödemeler, boşta geçen süre ücretinden mahsup edilmektedir.

İşçi işe başlatılmazsa fesih, işverence yapılmış bir fesih olarak sonuç doğurmaktadır. Bu durumda işçi, şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını da talep edebilmektedir. Taraflar, işe iade uyuşmazlığının özel hakeme götürülmesi konusunda da anlaşabilmektedir.

4. Uygulamada Süreç

  1. Fesih belgesinin incelenmesi: Fesih bildiriminin yazılı olup olmadığı, gösterilen sebebin somut olup olmadığı ve savunma alınıp alınmadığı değerlendirilmektedir.
  2. Arabulucuya başvuru: Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde, adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurulması gerekmektedir. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki büroya yapılabilmektedir.
  3. Arabuluculuk görüşmeleri: Arabulucu, kanunda öngörülen süre içinde tarafları bir araya getirmektedir. Anlaşma sağlanırsa işe başlatma tarihi, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı anlaşma belgesinde açıkça belirlenmelidir.
  4. Dava açılması: Anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilmektedir. Dava dilekçesine son tutanağın aslı veya onaylı örneği eklenmelidir.
  5. Yargılama: Mahkeme tanık, işyeri kayıtları, bordrolar ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle feshin geçerliliğini değerlendirmektedir. Feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir.
  6. Kararın kesinleşmesi ve işe başvuru: Kararın kesinleşmesinden sonra işçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır.

5. Görevli ve Yetkili Mahkeme veya Merci

İşe iade davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakmaktadır.

Yetkili mahkeme, 7036 s. Kanun m.6 uyarınca davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi veya işin yapıldığı yer mahkemesidir. Toplu iş sözleşmesinde veya bireysel iş sözleşmesinde bu kuralın aksine konulan yetki şartları geçerli değildir.

6. Süreler ve Dikkat Edilecek Hususlar

  • Arabulucuya başvuru süresi: Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aydır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde işe iade talebi dinlenmemektedir.
  • Dava açma süresi: Arabuluculuk son tutanağından itibaren iki haftadır.
  • İşe başvuru süresi: Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günüdür. Bu sürede başvurmayan işçi bakımından fesih geçerli bir fesih gibi sonuç doğurmaktadır.
  • İşverenin işe başlatma süresi: İşveren, işçiyi başvurudan itibaren bir ay içinde işe başlatmazsa işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlü olmaktadır.
  • Boşta geçen süre: Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenmektedir.
  • Arabuluculuk toplantısına katılım: İlk toplantıya geçerli bir mazeret olmaksızın katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulabilmektedir.
  • Masraf kalemleri: Dava harcı, tebligat, tanık ve bilirkişi giderleri gibi kalemler söz konusu olmaktadır. Harç ve ücret tarifeleri her yıl yeniden belirlendiğinden başvuru tarihindeki tarifelerin kontrol edilmesi gerekmektedir.
  • Delillerin korunması: Fesih bildirimi, savunma istem yazısı, bordrolar, e-posta yazışmaları ve performans değerlendirmeleri saklanmalıdır.
  • İşveren açısından: Fesihten önce savunma alınması, sebebin somut biçimde yazılması ve feshin son çare olarak kullanıldığının belgelendirilmesi önem taşımaktadır.

7. Sonuç

İşe iade davası, kısa ve hak düşürücü sürelere bağlı, usul kurallarına sıkı biçimde uyulması gereken bir dava türüdür. İşçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığı, feshin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve sebebin geçerliliği birlikte değerlendirilmektedir.

İşveren açısından da fesih öncesi sürecin doğru yönetilmesi, ileride doğabilecek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti risklerini azaltmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.

8. Akademik Kaynaklar

Bu konuya ilişkin akademik çalışmalara aşağıdaki kaynaklar üzerinden ulaşabilirsiniz. Tez ve makalelerin içeriği bu sitede çoğaltılmamaktadır.

Lisansüstü TezlerYÖK Ulusal Tez Merkezi
YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde Arama

Aramada kullanılabilecek terim: İşe iade davaları

Hakemli Dergi MakaleleriDergiPark
“İşe İade Davaları” İçin DergiPark Sonuçları

DergiPark'ta yayımlanan hakemli makalelere ücretsiz olarak erişilebilmektedir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımamaktadır.

← İş Hukuku

Resmî Kaynaklar

Mevzuat, yargı kararları ve kamu kurumlarına ait resmî sitelere aşağıdaki bağlantılar üzerinden ulaşabilirsiniz. Bağlantılar yeni sekmede açılmaktadır.