WhatsApp ile İletişim
CANSIZHUKUK & DANIŞMANLIK
Anasayfa / Miras Hukuku / Makale
Miras Hukuku

Terekenin Borçları ve Mirasçıların Sorumluluğu

Av. Orhan CANSIZEkim 2026Okuma süresi yaklaşık 4 dakika
İçindekiler
Kısaca
  • Mirasçılar, mirası reddetmedikçe mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak ve müteselsilen sorumlu olmaktadır.
  • Mirasçılar, Kanun'da öngörülen süre içinde mirası reddederek tereke borçlarından sorumluluktan kurtulabilmektedir.
  • Ölüm tarihinde ödemeden acizliği açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olan terekenin reddedilmiş olduğu kabul edilmektedir.
  • Resmi defter tutulması ve resmi tasfiye, terekenin borç durumu belirsiz olduğunda mirasçıları koruyan alternatif yollardır.

1. Konunun Genel Çerçevesi

Miras, yalnızca mirasbırakanın malvarlığındaki değerlerden oluşmamaktadır. Mirasbırakanın borçları da terekenin bir parçası olarak mirasçılara geçmektedir. Mirasçılar, mirası kabul ettikleri takdirde bu borçlardan kendi malvarlıklarıyla da sorumlu hâle gelmektedir.

Bu nedenle mirasbırakanın ölümünden sonra terekenin borç durumunun araştırılması büyük önem taşımaktadır. Borçların malvarlığından fazla olduğu veya borç durumunun bilinmediği hâllerde, Türk Medeni Kanunu mirasçılara mirası reddetme, resmi defter tutulmasını isteme ve resmi tasfiye talep etme gibi koruyucu yollar sunmaktadır.

Uygulamada mirasçıların önemli bir kısmı, mirasbırakanın borçlarından ancak alacaklıların icra takibi başlatmasıyla haberdar olmaktadır. Bu aşamada ret süresinin geçmiş olması, mirasçıların kendi malvarlıklarıyla sorumlu tutulmaları sonucunu doğurabilmektedir. Bu nedenle ölümden sonraki ilk haftalarda terekenin aktif ve pasiflerinin araştırılması büyük önem taşımaktadır.

2. Hukuki Dayanak

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: TMK m.599 (mirasın kazanılması), TMK m.605-618 (mirasın reddi), TMK m.619-631 (resmi defter tutulması), TMK m.632-639 (resmi tasfiye), TMK m.641 (mirasçılar arasında ilişki ve sorumluluk), TMK m.681-682 (paylaşmadan sonra sorumluluk)
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: İİK m.53 (borçlunun ölümü hâlinde takip)

3. Kanundaki Düzenleme

Külli Halefiyet ve Sorumluluk

TMK m.599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanmaktadır. Mirasbırakanın alacakları, mülkiyet ve diğer ayni hakları ile zilyetliğindeki şeyler mirasçılara geçmekte ve mirasbırakanın borçları mirasçıların kişisel borcu hâline gelmektedir.

TMK m.641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. TMK m.681 uyarınca bu sorumluluk paylaşmadan sonra da devam etmekte; TMK m.682 ise müteselsil sorumluluğun belirli bir süre geçmekle sona ereceğini düzenlemektedir.

Mirasın Reddi

TMK m.605 uyarınca yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilmektedir. TMK m.606 uyarınca ret süresi üç ay olup bu süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, ancak mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edenler için bu tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Mirasın reddi, sulh hukuk mahkemesine yapılan sözlü veya yazılı beyanla gerçekleşmektedir.

Mirası reddeden mirasçı, mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmamakta; ancak terekeden herhangi bir değer de alamamaktadır. Süresi içinde mirası reddetmeyen veya terekeye ilişkin olağan yönetim dışında işlemler yapan mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılmaktadır.

Hükmen Ret

TMK m.605 fıkra 2 uyarınca ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden acizliği açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasın reddedilmiş olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda mirasçılar, ret beyanında bulunmasalar dahi mirasın hükmen reddedildiğinin tespitini talep edebilmektedir.

Resmi Defter ve Resmi Tasfiye

TMK m.619 uyarınca mirası reddetme hakkına sahip olan her mirasçı, resmi defter tutulmasını isteyebilmektedir. Resmi defter tutulması sonucunda mirasçı, mirası reddetme, resmi tasfiye isteme, mirası resmi deftere göre kabul etme veya kayıtsız şartsız kabul etme seçeneklerinden birini tercih edebilmektedir. Resmi deftere göre kabulde mirasçılar, yalnızca defterde yazılı borçlardan sorumlu olmaktadır. TMK m.632 uyarınca her mirasçı, mirası reddetmek veya resmi defter tutulmasını istemek yerine resmi tasfiye isteyebilmektedir.

4. Uygulamada Süreç

  1. Terekenin araştırılması: Mirasbırakanın banka hesapları, kredi ve kart borçları, icra dosyaları, vergi ve sosyal güvenlik borçları ile malvarlığı araştırılmaktadır.
  2. Sürelerin hesaplanması: Ölümün öğrenildiği tarih esas alınarak ret ve resmi defter sürelerinin bitiş tarihleri tespit edilmektedir.
  3. Seçenek değerlendirmesi: Terekenin durumuna göre ret, resmi defter, resmi tasfiye veya kabul seçenekleri değerlendirilmektedir.
  4. Ret beyanı: Mirası reddetmek isteyen mirasçı, süresi içinde sulh hukuk mahkemesine başvurmaktadır.
  5. Terekeye müdahaleden kaçınılması: Mirasın reddi düşünülen durumlarda terekeye ait malların satılması veya paraların çekilmesi gibi işlemlerden kaçınılmaktadır.
  6. Hükmen ret tespiti: Terekenin borca batık olduğu durumlarda, mirasın hükmen reddedildiğinin tespiti için dava açılmaktadır.

5. Görevli ve Yetkili Mahkeme veya Merci

Mirasın reddi beyanı, resmi defter tutulması ve resmi tasfiye talepleri, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılmaktadır. Mirasın hükmen reddedildiğinin tespitine ilişkin davalarda görevli mahkeme, davanın niteliğine göre belirlenmektedir.

İİK m.53 uyarınca borçlunun ölümü hâlinde, Kanun'da öngörülen süreler içinde tereke aleyhine takip yapılamamakta; bu süre, mirasçıların ret hakkını kullanmaları için tanınan koruma niteliğindedir.

6. Süreler ve Dikkat Edilecek Hususlar

  • Üç aylık ret süresi hak düşürücü niteliktedir; bu süre geçtikten sonra yapılan ret beyanı kural olarak sonuç doğurmamaktadır.
  • Resmi defter tutulması talebi de Kanun'da öngörülen kısa süre içinde yapılmalıdır.
  • Mirasçıların terekeye ait malları kendi yararlarına kullanması, ret hakkının kaybedilmesine yol açabilmektedir.
  • Mirası reddeden mirasçının payı, kendi altsoyuna veya diğer mirasçılara geçebileceğinden aile içinde birlikte değerlendirme yapılmalıdır.
  • Hükmen ret davası için Kanun'da belirli bir süre öngörülmemiş olmakla birlikte, alacaklıların takip başlatmasından önce açılması yararlı olmaktadır.

7. Sonuç

Mirasbırakanın borçları, mirasçıların kişisel malvarlıklarını da etkileyebilecek önemli bir risk oluşturmaktadır. Terekenin ölümden hemen sonra araştırılması, ret ve resmi defter sürelerinin kaçırılmaması ve terekeye müdahaleden kaçınılması, mirasçıların bu riske karşı korunmasında belirleyici olmaktadır.

Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.

8. Akademik Kaynaklar

Bu konuya ilişkin akademik çalışmalara aşağıdaki kaynaklar üzerinden ulaşabilirsiniz. Tez ve makalelerin içeriği bu sitede çoğaltılmamaktadır.

Lisansüstü TezlerYÖK Ulusal Tez Merkezi
YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde Arama

Aramada kullanılabilecek terim: Terekenin borçları ve mirasçıların sorumluluğu

Hakemli Dergi MakaleleriDergiPark
“Terekenin Borçları ve Mirasçıların Sorumluluğu” İçin DergiPark Sonuçları

DergiPark'ta yayımlanan hakemli makalelere ücretsiz olarak erişilebilmektedir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımamaktadır. Yeni yazılar LinkedIn sayfasında da paylaşılmaktadır.

← Miras Hukuku

Resmî Kaynaklar

Mevzuat, yargı kararları ve kamu kurumlarına ait resmî sitelere aşağıdaki bağlantılar üzerinden ulaşabilirsiniz. Bağlantılar yeni sekmede açılmaktadır.