Süresiz Nafakanın İptali ve Mevcut Nafakaların Durumu
İçindekiler
- Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun yoksulluk nafakasını düzenleyen hükmündeki süresizlik ifadesini iptal etmiştir.
- İptal kararı Resmî Gazete'de yayımlanmış olup Kanun'da yeni bir düzenleme yapılabilmesi için dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.
- Karar geriye yürümemekte; mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermemektedir.
- İştirak nafakası ve tedbir nafakası iptal kararının doğrudan kapsamında değildir.
1. Konunun Genel Çerçevesi
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan geçimi için talep edebildiği nafakadır. Türk Medeni Kanunu, bu nafakanın "süresiz olarak" istenebileceğini düzenlemekteydi. Uygulamada süresiz nafaka, uzun yıllardır kamuoyunun en çok tartıştığı aile hukuku konularından biri olmuştur.
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde verdiği kararla Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki "süresiz olarak" ibaresini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptal hükmünün yayımdan itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu süre, yasama organına yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir düzenleme yapması için tanınmıştır.
Kararın yayımlanmasıyla birlikte, mevcut nafaka yükümlülerinin ödemeyi durdurup durduramayacağı, nafaka alacaklılarının haklarının ne olacağı ve görülmekte olan boşanma davalarının nasıl etkileneceği soruları gündeme gelmiştir.
2. Hukuki Dayanak
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: Anayasa m.153 (Anayasa Mahkemesi kararlarının yürürlüğü ve geriye yürümezliği)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: TMK m.175 (yoksulluk nafakası), TMK m.176 (ödeme biçimi, nafakanın kaldırılması ve değiştirilmesi), TMK m.169 (geçici önlemler ve tedbir nafakası), TMK m.182 (çocuklar için iştirak nafakası)
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
- Anayasa Mahkemesi'nin Resmî Gazete'de yayımlanan iptal kararı
3. Kanundaki Düzenleme
İptal Edilen Kural
TMK m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilmektedir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmamaktadır. İptal edilen "süresiz olarak" ibaresi, bu nafakanın herhangi bir süreyle sınırlandırılmaksızın talep edilebilmesine dayanak oluşturmaktaydı. Anayasa Mahkemesi, süre ölçütü içermeyen bu yükümlülüğün taraflar arasındaki dengeyi bozabileceğini değerlendirmiştir.
Karar, yoksulluk nafakası kurumunu kaldırmamaktadır. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin nafaka talep etme hakkı devam etmekte; değişecek olan, bu nafakanın süresine ilişkin çerçevedir.
Yürürlük ve Geçiş Dönemi
İptal kararı, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanmaya devam etmektedir. Yasama organının bu süre içinde yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir düzenleme yapması beklenmekte olup bu yöndeki çalışmalar kamuoyuna yansımış, ancak bu yazının hazırlandığı tarihte yasalaşmamıştır.
Mevcut Nafakalar
Anayasa m.153 uyarınca iptal kararları geriye yürümemektedir. Bu nedenle kesinleşmiş nafaka kararları, iptal kararı nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmamaktadır. Nafaka yükümlüsünün, iptal kararına dayanarak ödemeyi kendiliğinden durdurması, icra takibi ve ceza hukuku bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Mevcut nafakaların akıbeti, yapılacak yasal düzenlemedeki geçiş hükümlerine göre ayrıca belirlenecektir.
Nafakanın Kaldırılması ve Azaltılması
TMK m.176 uyarınca alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde irat biçimindeki nafaka kendiliğinden kalkmaktadır. Alacaklının evlenmeksizin fiilen evlilik birliği içindeymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabilmektedir. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde nafakanın artırılması ya da azaltılması da istenebilmektedir. Bu yollar, iptal kararından bağımsız olarak kullanılmaya devam etmektedir.
İştirak ve Tedbir Nafakası
İptal kararı yalnızca yoksulluk nafakasına ilişkindir. Çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılım amacıyla hükmedilen iştirak nafakası ile boşanma davası süresince hükmedilen tedbir nafakası, kararın doğrudan kapsamında değildir.
4. Uygulamada Süreç
- Mevcut kararın incelenmesi: Nafaka yükümlüsü veya alacaklısı, nafakanın türünü, miktarını ve kesinleşme tarihini gösteren kararı incelemektedir.
- Ödemelerin sürdürülmesi: Yeni yasal düzenleme yürürlüğe girinceye ve aksi yönde bir mahkeme kararı verilinceye kadar ödemelere devam edilmektedir.
- Değişen koşulların belgelenmesi: Alacaklının çalışmaya başlaması, gelir elde etmesi veya fiilen başka biriyle birlikte yaşaması gibi durumlar belgelenmektedir.
- Kaldırma veya azaltma davası: Kanun'daki şartlar oluşmuşsa nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açılmaktadır.
- Görülmekte olan boşanma davaları: Derdest davalarda nafaka talepleri ve savunmalar, yürürlük tarihi ile yapılacak yeni düzenleme dikkate alınarak değerlendirilmektedir.
- Yasal gelişmelerin takibi: Yasama sürecinde kabul edilecek geçiş hükümleri yakından takip edilmektedir.
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme veya Merci
Nafakanın kaldırılması, azaltılması veya artırılması davaları aile mahkemesinde görülmektedir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakmaktadır. Nafaka davalarında yetkili mahkeme, Kanun'da öngörülen yetki kurallarına göre belirlenmekte olup nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilmektedir.
Ödenmeyen nafaka alacakları için ilamlı icra takibi yapılabilmekte; takibe ilişkin şikâyet ve itirazlar icra mahkemesinde incelenmektedir.
6. Süreler ve Dikkat Edilecek Hususlar
- İptal kararı, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir; bu tarihe kadar mevcut kural uygulanmaktadır.
- Nafaka ödemelerinin kendiliğinden durdurulması, birikmiş nafaka alacakları için icra takibine ve İcra ve İflas Kanunu'ndaki yaptırımlara yol açabilmektedir.
- Nafakanın kaldırılması kararı kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurduğundan, şartlar oluştuğunda davanın gecikmeden açılması önem taşımaktadır.
- Yeni yasal düzenleme, mevcut nafakalar için özel geçiş hükümleri içerebilecektir.
- Toplu ödeme biçiminde hükmedilmiş nafakalar ile irat biçimindeki nafakalar farklı değerlendirilebilmektedir.
7. Sonuç
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, yoksulluk nafakasını kaldırmamakta, ancak süresine ilişkin yeni bir yasal çerçeve kurulmasını zorunlu hâle getirmektedir. Geçiş döneminde mevcut kararlara uyulması, değişen koşulların belgelenmesi ve yasama sürecinin takip edilmesi, hem nafaka yükümlüleri hem de nafaka alacaklıları bakımından hak kaybının önlenmesinde belirleyici olacaktır.
Somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.
8. Akademik Kaynaklar
Bu konuya ilişkin akademik çalışmalara aşağıdaki kaynaklar üzerinden ulaşabilirsiniz. Tez ve makalelerin içeriği bu sitede çoğaltılmamaktadır.
Aramada kullanılabilecek terim: Süresiz nafakanın iptali ve mevcut nafakaların durumu
DergiPark'ta yayımlanan hakemli makalelere ücretsiz olarak erişilebilmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımamaktadır. Yeni yazılar LinkedIn sayfasında da paylaşılmaktadır.